Film İzlenimim: ” TRON: Legacy (2010) “

Tatilin bitmesi, derslerin de başlamaması nedeni ile sinemaya gitme eylemini son gaz devam ettiriyorum. Dün ( 11.02.2011 ), Ayça ve Sevim ile birlikte IMAX deneyimi yaşamak için Ankamall yollarını tuttuk. Ankamall‘ı özellikle istiyordum, çünkü Ankara‘da tek IMAX salonu olan sinema ve 3 boyutlu bir film var.
Film hakkında yine araştırmada bulunmadım, bu olayı gün geçtikçe daha da sevmeye başladım. Film ile ilgili ne kadar az şey bilirsem daha tarafsız, daha heyecanlı izliyorum filmi. Gerçi bir şey bilmeden gittim desem yalan olur. Her ne kadar atari salonlarında karşılaşmasam da oyun temelli bir film.
Film İzlenimim: ” Eyvah Eyvah 2 “

Sinema çıkışında bu film için bloguma ne yazarım diye düşündüm de. Tipik Türk filmi demekten öteye geçemedim. Hemen ardından da sanırım Türk filmlerine göre bilinç altımda o kadar çok şey var ki, dehşet – süper ötesi bir film yapsalar da beğenmeyeceğim gibime geliyor. Filmden sonra biraz daha ılımlı yaklaşıp, filmi akışına, bir Türk gibi’m ( cümleye gelll ) izlemeye çalışma kararı aldım kendi kendime :)
Ama şunu itiraf etmeliyim ki, gittiğim filmler arasında kimsenin sevmediği Recep İvedik serisinden sonra en çok güldüğüm film diyebilirim. Gerçi sadece 2 film var di mi komedi olarak algılanabilecek. Nedense Recep İvedik tiplemesi benim çok hoşuma gidiyor. Misal Recep İvedik‘e erkek arkadaşlarınla ( abaza ortamı – ağır, ince espriler olduğu için ) gidersin, kız arkadaşlarınla gidemezsin. Gidersen de o ince esprilere içten içten gülmek zorunda kalırsın. Ama diğer yandan da Eyvah Eyvah serisine bi’ kızla gidilebilir. Espriler daha halktan, genel şeyler. Şahan ve Ata filmlerini birbirinden ayıran en önemli özellik bu olsa gerek.
Bugün de Ayça ile Ankamall buluşması yaparak, IMAX salonu için bilet aldık. Şahsen Eyvah Eyvah‘ın ilk filmini izlemeden önce hayatımda yapmadığım şeyi yaparak internet üzerinden online film izle sitelerinden hemencecik izleyeyim dedim. Televizyonlarda da yayınlanmıştı gerçi, son kısımlarını izlemiştim, hatırlayıp kısa kestim. Güldüm eğlendim :) İncele…
Film İzlenimim: ” The Chronicles Of Narnia: The Voyage Of The Dawn Treader “

Yabancı kaynaklı, yeni çıkan filmler artık 3D adı altında pazarlanmaya başlanıyor. Tamam, film sektörü adına güzel bir şeyler oluyor ama madem 3D ekini koyuyorsun filmin isminin sonuna, bari 2-3 yerde kullan 3D‘yi.Narnia ile daha da netleşti bu düşünce kafamda. Animasyon filmleri dışında 3D‘yi kullanıp da, bu film 3D idi diyebileceğim malesef film yok. Reelde çekilen filmlerdeki 3D anlayışı sanırım karakteri ilk boyuta, arka planı da ikinci boyuta atmak. Bu ” fokus ” özelliği değil mi ?
Süper bir giriş yaptıktan sonra gelelim film izlemimime. Uzun zamandan beri sinemaya gitmiyordum. Böylece Armağan ile birlikte Kentpark AVM ( Bu AVM’nin sinemasını nedense seviyorum. Önceden ucuzdu. Gelmeye alıştık. Fiyat arttı, hala geliyorum. Aslında seviyorum da, CEPA kadar kalabalık değil, sessiz sakin bir AVM ) yollarına düştük ve bu hafta içerisinde gidilebilecek en mantıklı seçimin Narnia‘dan yana olduğunu düşündüm. Hala da düşünmekteyim. Tamam filmi beğenmemiş olabilirim ama diğerleri bundan da kötü diye tahmin ediyorum. İncele…
Film İzlenimim: ” Prensesin Uykusu “

Perşembe günlerimin boş olmasını fırsat bilerek Çağan Irmak‘ın yeni filmi olan Prensesin Uykusu‘na Serel ile gidelim dedik. New Yorkta Beş Minare filmi gibi Prensesin Uykusu filminin de fragmanını dahi izlemeyerekten gittim. Aslında yavaş yavaş böyle yapmak da hoşuma gitmiyor değil, film hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadan filmi arafsızca izleyebilmek güzel oluyor. Her ne kadar çevremdekilerin ve Serel’in annesinin olumsuz yorumlarına rağmen film …
Filmi izlemeye başlayalı yaklaşık 5 – 10dk olmasına rağmen Çağan Irmak‘ın çektiği filmlerde çocukları kullanması aklımdan geçti. Gerçi 3 tane mi ne film çekti yanılmıyorsam; zaten Babam ve Oğlum ile büyük yankı uyandırmıştı ve isim de yapmıştı. Onun üzerine bu da acaba isim yapacak mı sorusu geldi aklıma … Evet, filmimiz yine bir çocuk etrafında dönüyor. İsmi neden böyle diye soracak olursanız da gayet iyi isim bulmuş, filmle gayet özdeşleştirdim. İncele…
Film İzlenimim: ” Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1 “

Araya bayramın girmesi, tekrardan Ankara‘ya geliş ve sinema seansları. Bayramın dönüşünü fırsat bilerek vizyona yeni girmiş sayılan film olan ” Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1 “ı izleme fırsatı yakaladım. Hazır sınavlar yok, Pazar günü, değişiklik olur da diyerekten Ayça ile 17.40 seansına bilet aldık. Nerede mi ? Ankamall‘de.
Ankara’ya gelmemin üzerinden yıllar geçmesi, o kadar sinemaya gidişim ve uygun film olmaması nedeniyle midir nedir, bi’ türlü IMAX sinema keyfi yaşamamıştım. Bugün ( 21.11.2010 ) bu deneyimi yaşadım ve çok da güzel bir deneyim oldu. İnternette kısa bir teknik detay araştırması yaptım: İncele…