Beytepe’de Kar ve ODTÜ Havuzu
Başlıktan da anlaşılacağı üzere Beytepe’de geçen ‘kar’lı haftayı özetlemek istedim bu yazıda. Haftasonu İstanbul gezisi ve ardından hasta olup yataklara düşmemle başladı bu hafta ( 07.03.2011 ) gerek staja gerekse Pazartesi günkü dersime gidemedim. Günümün çoğu yatmakla geçti.
Salı günüm de boş şekilde yatakta geçirirken soğuk havaların, daha doğrusu ‘kar’ın geleceğinden haberim vardı ki yağmaya çoktan başlamıştı. Aralıksız yağan kar ve üniversitenin sitesinden gelen tatil açıklaması bizleri sevindirdi. Ertesi gün de devam eden kar yağışı ve sitedeki ikinci güncelleme ile birlikte gelen 2 günlük tatil tadından yenmez hal aldı.
Beytepe, konumu itibarı ile şehirden uzak, dağlıkta kurulmuş kampüs. Evet, yukarıda bahsettiğim kar da bununla birleşince çok değişik olaylar oldu kampüsümüz içerisinde. Malum, kar yağışı ve yolların kapanması ile öğrenciler yiyecek ihtiyacını karşılamak için ŞOK‘a akın ederken ekmek ve makarna türevleri çoktan bitmişti. Yemekhanenin kapalı olması ve Beytepe‘de çalışan çoğu memurun gelmemesi olayı daha da büyüttü diyebilirim. Yemekhane personelinin yeterli sayıda olmamasından dolayı yemek yapılamamış ve kampüs içindeki öğrencilere kumanyalar dağıtılma kararı alınmıştı. Dağıtıldı da, zar zor kendimize birer poşet alabildik. Yukarıdaki fotoğraf da bu sıradan bir görüntü diyelim. İncele…
Yeni Yıla Giriş

Koca bir yılı daha geride bırakarak 2011‘e giriş yaptım. Güzel, benim adıma iyi şeylerin olduğu bir yıl oldu ve 2011 için de bunun daha fazlasını istiyorum ve bu konuda da kararlıyım. Çevremde ( yurtta ) çoğu arkadaşım yeni yıla ya Behçeli ya da Tunalı ya … da yer ayıraraktan mekanlarda girmeyi tercih etti, ben de her zamanki gibi odamda girmeye kararlıydım.FF‘de küçük bir yoklama yapayım dedim de, benim gibi çoğu kişi evlerinde, kendi istedikleri içkilerle girmeyi hedeflemişler. İyi de yapmışlar, nedense dışarıda, para saçmanın anlamı yok diye düşünüyorum :)
Güldük eğlendik. Bugün bakıyorum da, o dışarı çıkan arkadaşlarım tek tek albüm oluşturmaya başlamışlar Facebook‘da. Nedense bu duruma da karşıyım. Hani bunun amacı nedir ? Neden tüm fotoğraflarını koyuyorsun kardeşim :D Yani ben koyulmaması gerektiğini düşünüyorum, bana göre böyle en azından. Ne yaptıysan yaptın kardeşim :) Tamam, belki profil fotoğrafını haftanın anlam ve önemine dair değiştirebilirsin ama albüm oluşturmak niye. Gerçi albümlere baktıkça içim de gitmiyor değil, ah ulan, bi kere şöyle yılbaşı kutlamadım diyorum kendi kendime. Belki de bundandır sitemim :) Neyse, bugün başlayan albüm oluşturma süreçleri önümüzdeki günlerde de büyük bir hızla devam edecek diyerekten …
Herkesin istediği gibi bir yıl olur umarım.
Kapadokya Turu
Rutin geçen günlerin ardından değişiklik olsun diye ; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı‘nı da fırsat bilerek, E Blok tayfasıyla ( Mustafa Andaç Yaşar, Ali Özkara, Halil Osman Çelener, Emre Garip, Onur Can Aydoğan ve Oğuz Buğra Han Sönmez ) Kapadokya Gezisi organizasyonuna katılalım dedik. 2-3 gün öncesinden havanın yağmurlu olması, 29 Ekim gününün de yağmurlu olacağı havasını katsa da öyle olmadı. Sabah 7′de kalkış sonrasında otobüs beklemeleri falan derken güneş yavaş yavaş doğdu şansımıza …
Otobüslere binildi ve yolculuk başladı. Ankara çapındaki üniversiteler de katıldığından 2 otobüs ile yola çıkıldı. Her neyse, Kapadokya‘ya gitmeden önce yol üstü Tuz Gölü‘ne gidelim dedik. Yıllar boyunca oradan geçip de yakından görmek gerçekten farklı bir duygu. Gerçekten farklı bir yer; sığ ve altta direk tuz tabakası var. Çok değişik ve ilginç bir yer. Şahsen yeni görmüş olmanın verdiği şaşkınlıkla açığa gittik gittik gittik ama su gerçekten de pek derinleşmedi … Bu derinlere gidişin bir olumsuz yanı oldu, o da ayakkabının full tuz olması … İncele…
Hacettepe Store

Yaz okulundan beridir inşaat halinde olup üniversite çapında spekülasyonlara sebep olan yer diye tanımlayabilirim. Bu spekülasyonlar da neyin nesi idi diye soracak olursanız ;
- ” İnşaat, kütüphanenin devamı olacakmış … “
- ” … Burger King burayı satın almış … “
- ” Üniversitenin yayınladığı kitaplar satılacakmış … “
Şahsi olarak bizzat tecrübe edindiğim bu spekülasyonlar 07 Ekim 2010 ( tarihi internette yaptığım araştırma sonucunda buldum, doğruluk payı olmayabilir ) tarihinde Hacettepe Üniversitesi Basketbol takım oyuncular ve teknik kadro ile ” Hacettepe Store ” olarak açılarak son buldu. Yukarıda sayılan olayların hiç biri gerçekleşmedi, evet …
Peki ” Hacettepe Store ” da neyin nesi diyecek olursanız ; Hacettepe Üniversitesi‘ni sanırım markalaştırma amacı ile yapılmış bir girişimcilik örneği. Dersler başlamadan önce Kıbrıs kaçamağı sırasında Doğru Akdeniz Üniversitesi‘nde de gördüğüm girişim bu yıl bizim üniversitede de gerçekleştirildi. Ne zaman ziyaret ettiğimi yine hatırlamamakla birlikte, Store içerisinde Hacettepe markalı ürünler bulunuyor. Bunlardan aklıma gelenleri sıralayacak olursam ;
- Deri cüzdan …
- Bardak / kupa …
- Svit Şört, kapşonlu …
- Anahtarlık …
- Kalemler …
Bunları uzatmak mümkün olmakla birlikte aynı zamanda ” cafe ” olarak da işletiliyor bu yer. İçeride ve dışarıda masalar olmakla birlikte oturulacak yerlerden birisi durumunda. Fiyatları nasıl diye soracak olanlar için, kimi ürünler için verilebilecek düzeyde olmakla birlikte kimi ürünler çok pahalı.
ATA İskender’de İftar
Ramazan ayının ilk haftasını geçirdikten sonra sürekli dışarıda yenen iftar yemeklerine bir yenisi daha eklendi: ” Ata İskender “. Finallerin bitiminden sonra iftar daha anlamlı olacak diyerekten arkadaşımı davet ettim ve buluşma yeri olarak da ” Kızılay ” seçildi. Açıkcası Kızılay‘da gidilebilecek yerler de sınırlı. Hani belli başlı mekanlar var ve bu mekanlardan ilk aklıma gelen yer de ” Ata İskender “. Gidilecek günün ( Çarşamba ) sabahında kendi sitelerinden edindiğim telefon yardımıyla rezervasyonumu yaptırdım.
Arkadaşla 19.00 gibi Kızılay‘da metro çıkışında buluştuk ve Ata İskender‘e gittik. Girsek mi girmesek mi ikileminden sonra 1 saat öncesinden gidip oturmaya karar verdik. Zaten oruç oruç dışarda gezmenin anlamı yok, susamakla uğraşmayalım dedik bir de :) Neyse … Bahçeye girdik ve bize ayrılan masaya oturduk. O sırada da zaten çoğu kişi yavaş yavaş ” Ata İskender ” e geliyor; rezervasyonlarını yaptıranlar oturuyor, yaptırmayanlar da güle güle diyerekten başka yer arayışına geçiyor. Sonrasında da malum, iftar zamanı için bekleme, sohbet vs vs … İncele…


