‘ankara’ içeren konular
Film İzlenimim: ” The Fighter (2010) “

Eğer sevgiliniz yoksa sevgililer gününde yapılacak en iyi işlerden birisi de arkadaşlarla takılmak olsa gerek. Geçen yıl bloktan ayrılan Kaan bu dönem hafta içi Ankara, hafta sonu da Denizli arasında mekik dokuyacakken; ders kayıtları, askerlik işleri derken uzun süredir görüşmüyorduk. Bu hasreti sevgililer günü ve kandilin aynı güne denk gelmesi ile giderme düşüncesiyle önce PES 2011 oynama düşüncesi geldiyse de Samet‘in de aramıza katılacağını varsayarak sinemaya gidelim dedik.
Armada‘da önce film seanslarını ve filmleri süzgeçten geçirerek gidilebilecek en iyi filmin ” The Fighter ” olduğunu karar verdik. IMDB’den 8.1 gibi bir puan alan film iyi olur düşüncesi ile biletler alındı; yemek eşliğinde muhabbete dalındı. Malum, sevgililer günü olduğundan özellikle bu filme gitmek yerine sinemada 2 tane sevgili ile gidilebilecek film vardı. Bunlardan birisi ” Aşk Tesadüfleri Sever ” diğeri de ” İncir Reçeli ” idi, gerçi İncir Reçeli‘nin konusu nedir, ne değildir hala fikrim yok … İncele…
İçimden Gelmiyor Be Blog Kardeş
Şu aralar boşlukta gibiyim. Kafam öyle karışık ki ! Hani neden karışık olduğunu ben de bilmiyorum. Ne yapacağımı bilemez durumdayım ya … Hani tarif edilesi zor bişi …
Ankara’ya geldim geleli bir sorun var gibi. Baksanıza, bloga bile doğru düzgün yazı yazamıyor, hatta yazacak bişiler bulamıyorum. Biri karşıma geçip de sorunun ne kardeşim diye bişi sorsa, bilmiyorum abi … Tarifsiz bir duygu …
Örneğin bugün; Hasan’dan ayrıldım, eve geldim. Hiçbişi yapmadım. Bilgisayar başında FriendFeed, Twetter gibi sosyal ağlarda zamanımı öldürüyorum. Dersler de bi yandan bastırıyor. Hani ilk günler, eywallah az gibi görünüyor da aşırı hızlı ilerliyoruz. Onlar da ileride sorun olacak gibi. Bak hala bilgisayar başında oturuyorum … Yok abi … Bişiler var da hayırlısı diyelim …
Yolculuk ve Eve geliş
Son 2 günün nasıl geçtiğini anlamadım gerçekten. Eve gitmenin verdiği heyecan mıdır nedir :) Sonuçta 3-4 aya yakın bir süredir görmedim bizimkileri. Neyse …
P.tesi halamlara ve teyzemlere uğradım. Sonuçta memlekete gidiyordum, hani bişi isterler vs vs … Neyse onlarla vedalaştıktan sonra Hasan’lara 23.00 gibi gittim. Ardından gece 3′de yattım. hani ne yaptın diye soracak olursanız, bişi yapmadım. Öyle aval aval internette gezindim durdum. Sonra da 08.00 da kalkaraktan yolculuk için hazırlıklara başladım. Uçağım 13.30′da kalkıyordu ve bende otomatikman 10.30 gibi evden çıkarak havaalanına doğru yol aldım .. Uzun lafın kısası 13.30 olduğunda uçağıma binerek Adıyaman’a geldim. Yaklaşık 50 dk sürdü yolculuğum …
Aslında başıma ilginç bir olay geldi. Onu anlatmak istiyorum sizlere … Ankara havalimanındayken uçağa son binenlerden oldum. Neyse yerime doğru ilerlerken yanımdaki bir koltukra teyze oturuyordu. Biraz şaşırdım açıkcası. Neden dibime oturmuştu ki ! hani bir yan koltuğa neden geçmemiş. Neyse, ben pencere kenarına geçtim. Sonra ufak ufak muhabbetler geçti aramızda : ” benim de senin gibi bi oğlum var ” ” Gazi’de senin gibi zayıf ” ” Gazi de İstanbul’da okuyor ” .. merak ettim açıkcası şu Gazi’yi diyerekten yolculuğu bitirdik. Uçak yere indiği sıralar teyze bana oğlum sen bi yere gitme, biz seni götürelim Adıyaman’a dedi. Ben de otomatikman tamam teyzecim diyerekten indik. Teyzeyi kocası almaya gelmişti. Neyse arabaya bindik ve Adıyaman’ın yolunu tuttuk. işte nerde okuyosun kaç mezunusun falan filan derken o teyzenin çocuğu Gazi bizim dönemdeki Gazi Ketenci çıkmaz mı :D Ahhaha , çok şaşırdım ve bi o kadar da mutlu oldum. Beni evlerinde misafir etmek istediler, çok iyilerdi sağolsunlar. Ama malum beni de evdekiler dört gözle bekliyorlar.
Not : Gazi bu yazımı okuduysan gerçekten anne ve babana teşekkürlerimi ilet, çok iyi insanlar :)
Ardından da Adıyaman’a varış ve Besni’ye doğru dolmuş yolculuğu derken eve ayak basmam 17.00′ı buldu sanırım. şte hasret giderme, muhabbet falan derken günümü geçirdim.
Şu an da bizim mağazadan yazıyorum. genelde vaktim burada bilgisayar başında vakit öldürerek geçiyor. Bir hafta boyunca mağazadan yayında olacağım diyerekten yazımı bitiriyorum ;)
Son İş Gününü de Atlattım
Gün itibarı ile ” Anketörlük ” işini alnımın akı ile bitirdim. Kolay mı oldu ? Tabi ki de hayır. Özellikle dün ve bugün. Öyle çok yoruldum ki … Neyse önemli olan işi düzgünce bitirmiş olmam. Tabi bitirmem de arkadaşlarımın da faydası olmadı değil. Hem sabah hem de akşam vardiysaında çalıştığımdan bana yardımcı oldular, hepsine buradan teşekkürlerimi iletiyorum …
Bundan sonra ne yapacağım ? 9 günlüğüne memleketim olan Besni / ADIYAMAN a gideceğim. Salı günü Ankara’dan ayrılıp Adıyaman’a uçuyorum, 18′ine de tekrardan Ankara’ya. Yaz okulu beni bekler :)
Google ve Özel Hayat
Google Earth programı ilk çıktığında gerçekten büyük bir sükse yapmıştı internet kullanıcıları arasında. Birkaç tık ile dünyanın neresini görmek istiyorsanız görebiliyordunuz. Bir tıkla Ankara’dai bir tıkla İstanbul’dai bir tıkla Amerika’nın herhangi bir şehrinde … Günler, haftalar, yıllar geçti derken Google işi baya bi büyüttü. Artık sokaklar arasında gezebilecek duruma getirdi bu hizmeti. Gerçi şu aralar deneme aşamasında ve bu yazımın konusunu oluşturan “özel hayat” ile ilgili sıkıntı yaşıyor bu hizmet. New York gibi büyük metropollerde bu hizmeti başlatan Google, hizmeti tüm şehirlere yaymak istiyor. İncele…